Eğitim
Sosyal Bilimler
Doğal Bilimler
Kültür
İletişim
İhtisas Komiteleri
  Ana Sayfa Güncel
Güncel



GÜNCEL
UNESCO Kuruluş Gününde Bir Hatırlama

UNESCO, Türk kamuoyunda yaygın olarak iki türlü algılanıyor. Birincisi koruyucu, kollayıcı, olumlu bir ayrıcalık verici adeta sihirli bir yapı, sihirli bir sözcük, gerektiğinde olumsuzluklara karşı sığınılacak bir şemsiye. İkincisi ise bir umacı gibi duran, ceza verici kimliği ile baskıcı unsurları dayatan tabir yerindeyse “Allahın cezası” yabancı bir örgüt.

Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak, ikinci büyük savaştan sonra aralarında Türkiye’nin de bulunduğu az sayıda ülke tarafından kurulan eğitim, bilim, kültür ve iletişimden sorumlu bu yapı ASLA BİR YABANCI ÖRGÜT değildir. O kadar yabancı bir örgüt değildir ki, bu yıl 35.si gerçekleştirilen Genel Konferansına Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı katılım vererek “Bakanlar Forumu” olarak isimlendirilen buluşmada yönlendirici ögelerle bezeli bir konuşma yapmıştır. Aynı Genel Konferansta UNESCO ilgi alanlarından kültür sektörünü ele alan Kültür Komisyonuna, Türkiye adına UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekilimiz E. Büyükelçi Faruk Loğoğlu Başkanlık etmiştir. Yine bu son Genel Konferansta Türkiye, İnsan ve Biyoküre Programı (MAB) Uluslararası Eşgüdüm Konseyine seçilerek görev almıştır. Bunlara halen devam eden Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC)’ne üyeliğimiz, Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi Hükümetlerarası Komite üyeliğimiz de eklenmelidir. UNESCO İcra Konseyindeki Erdal İnönü, Talat Halman, Orhan Güvenen ile temsilimiz de hala çok canlı olarak hatırlanmaktadır.

Bugün sayısı 194’ü bulan üye ülke ile Birleşmiş Milletler’in en saygın ve eski ve belki de en entelektüel olanı UNESCO’nun Genel Konferanslarından 14.sünün Başkanı da bir Türk, Prof. Dr. Bedrettin Tuncel idi. Sözgelimi Ahmet Adnan Saygun, Suut Kemal Yetkin, Cevat Memduh Altar, Halide Edip Adıvar, Ahmet Kutsi Tecer, Reşat Nuri Güntekin, Adnan Ötüken, Peyami Safa, Enver Ziya Karal, Haldun Taner, Sabahattin Eyüboğlu’nun kuruluşunda ilk 20 ülke içinde yer alarak katkı veren Türkiye’nin, UNESCO’nun ülkemizdeki ucu olarak nitelenen Milli Komisyonunda görev almaları, bu örgütün ne kadar BİZ olduğunun bir diğer kanıtı olarak algılanmalıdır. Yani UNESCO tüm üye ülkeler bağlamında ortak paydası BİZ olan, yabancı olmayan bir örgüttür. Bu örgüt, ilgi alanına giren eğitim, bilim, kültür ve iletişim alanlarında bir düşünce laboratuvarı olarak işlev üstlenirken, bu alanlarda uluslararası kabul görmüş standartlar geliştirerek daha yaşanır, gelecek kuşaklara sulh ve sükûn içinde bir dünya bırakmayı hedefler. Bu amaç için uluslararası nitelikte tavsiye kararları, bildirgeler, sözleşmeler üretir ve bu üretimi üye ülkelerde kimi teşvik edici aygıtlarla benimsetmeye çalışır. Bu aygıtlardan en önemlisi prestij listeleridir ve bu listelerden en çok bilineni Dünya Miras Listesidir. Türkiye de en çok bu son listeden yani Dünya Miras Listesinden haberdardır.

Dünya Miras Listesi olarak isimlendirilen bu listede yer alış, ilgili ülkenin bu liste için UNESCO’ca belirlenmiş kriterlere uygun bir şekilde hazırlanmış bir başvuru dosyasının örgüt tarafından kabul edilmesiyle gerçekleşir. Bir başka deyimle Dünya Miras Listesine ilgili ülkenin başvurusu ile girilir ve bu, söz konusu ülkenin listede yer alan kültür varlığı ile ilgili olarak tüm insanlık adına koruma yükümlülüğü altına kendi isteğiyle girmesi anlamını taşır.

UNESCO’nun kuruluş gününde böylesi bir hatırlatmanın UNESCO felsefesine değinmekten daha anlamlı olduğu kuşkusuzdur. 13 Kasım 2009



Prof. Dr. Arsın AYDINURAZ
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu
Başkanı


UNESCO Türkiye Milli Komisyonu
Göreme Sokak 7/9 06680 Kavaklıdere-Ankara Tel: (0090 312) 426 58 94 Fax:(0090 312) 427 20 64 e-mail: webmaster@unesco.org.tr