9 Nisan 2026 tarihinde Yunus Emre Enstitüsü, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ve Ankara Olgunlaşma Enstitüsü iş birliğinde Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Binasında “Baharın Gelişi ve Türk Kültür Şenliği” gerçekleştirildi.
Şenliğe UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman ALİY, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih KARAKULLUKÇU, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan KARAKAYA, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ahsen HIDIROĞLU ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış konuşmaları bölümünde Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman ALİY, Nevruz’un insanlığın ortak hafızasında yer eden önemli bir miras olduğuna dikkat çekerek katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ahsen HIDIROĞLU, etkinliğin kültürel mirası yaşatma, paylaşma ve kuşaktan kuşağa aktarma iradesinin güçlü bir ifadesi olduğunu aktardı.
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ, konuşmasında Nevruz’un 2009 yılında Azerbaycan, Hindistan, İran, Kırgızistan, Pakistan, Türkiye ve Özbekistan’ın katılımıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydedildiğini; 2016 yılında Afganistan, Irak, Kazakistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ın katılımıyla dosyanın genişletildiğini ifade etti. 2024 yılında ise Moğolistan’ın katılımıyla Nevruz’un 13 ülkenin ortak mirası olarak Temsilî Liste’de yer aldığını aktardı. Ayrıca 2010 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 21 Mart’ın “Uluslararası Nevruz Günü” ilan edilmesinin yanı sıra UNESCO tarafından da bu tarihin Nevruz Günü olarak kutlandığını ifade etti. Farklı kültürlerin Nevruz’a dair çeşitli doğuş anlatılarına sahip olsalar da Nevruz’un birleştirici ruhunun 21 Mart’ta herkesi bir araya getirdiğini ifade etti.
Program kapsamında katılımcılara çimlendirilmiş buğdayın kökünden elde edilen nişastalı suyla yapılan sümelek tatlısı ikram edildi. Katılımcılar kök boyalarla boyanmış Nevruz yumurtalarını tokuşturdu. Ayrıca halat çekme, ip atlama, peçiç, topaç, mangala ve aşık oyunu gibi Türk dünyasında icra edilen geleneksel çocuk oyunlarını oynama fırsatı buldular.