Afrika’nın dünya mirası, insanlık tarihinin vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Her yıl 5 Mayıs’ta kutlanan Afrika Dünya Mirası Günü, bizleri bu mirasın zenginliğini, çeşitliliğini ve evrenselliğini takdir etmeye teşvik etmektedir.
2026 yılında kutladığımız Afrika Dünya Mirası Günü, Afrika Miras Profesyonelleri Mentorluk Programı’nın dördüncü aşamasının başlangıcına işaret etmektedir. Bu program, koruma alanda yeni Afrikalı uzmanların yetiştirilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca, insanların seslerini duyurmaya davet edildiği ve bu mirasın bugün ne ifade ettiğini ve gelecekte neyi temsil etmesi gerektiğini dile getirebilecekleri yeni bir platform olan “Afrika Mirasının Sesleri ve İfade Gücü” girişiminin de lansmanını kapsamaktadır.
Bu yılki Afrika Dünya Mirası Günü aynı zamanda, 2006 yılında kurulan ve Afrika’nın kültürel ve doğal mirasının korunmasını desteklemeyi amaçlayan, UNESCO himayesinde faaliyet gösteren Afrika Dünya Mirası Fonu Kategori 2 Merkezi’nin 20. kuruluş yıl dönümünü de simgelemektedir. Elde edilen sonuçlar dikkat çekicidir: bugün kıtada Dünya Mirası Listesi’ne kayıtlı 154 alan bulunmaktadır. 2022 yılından bu yana 1.000’den fazla uzman eğitilmiş, çok sayıda kurum güçlendirilmiş ve topluluklar miraslarının korunması ve yönetimine daha aktif şekilde katılmaya başlamıştır.
Bu ivme 2025 yılında daha da güçlenmiştir. O yıl, Afrika’dan dört alan Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilmiş; Madagaskar, Libya ve Mısır’da bulunan üç alan ise Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’nden çıkarılmıştır. Mayıs 2025’te Nairobi’de Afrika Kültürel Mirası Uluslararası Konferansı düzenlenmiştir. 54 Afrika ülkesinden temsilcilerin katıldığı bu konferans, Afrika mirasının nasıl tanımlandığı, anlaşıldığı ve yönetildiğinin kolektif biçimde yeniden düşünülmesi açısından önemli bir adım olmuştur. Ayrıca geçtiğimiz Ağustos ayında, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti’nde bulunan College of African Wildlife Management (Mweka) ile doğal mirasın korunmasını güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir ortaklık kurulmuştur.
Bununla birlikte, bu ilerlemeler kalıcı dengesizlikleri göz ardı etmemize neden olmamalıdır. Afrika hâlâ Dünya Mirası Listesi’ndeki alanların yalnızca %12’sini oluşturmaktadır ve dokuz Afrika ülkesi henüz listede kayıtlı herhangi bir alana sahip değildir. Afrika kıtasında bulunan 16 alan ise hâlen Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
Bu nedenle, bu devletlere verilen desteği artırmalı ve mirası kıtanın en önemli önceliklerinden biri hâline getirmeliyiz. Zira miras; eğitim, istihdam, sürdürülebilir turizm, toplumsal uyum ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum açısından önemli bir kaynak teşkil edebilir. Bu sebeple, kalkınma stratejilerine tam anlamıyla entegre edilmelidir.
Bu günde, Afrika’nın bilgi üretimi, koruma ve aktarım alanlarında tam anlamıyla tanınması gerektiğine olan inancımızı birlikte yeniden teyit etmeliyiz. Ancak bu şekilde Afrika mirası, hem kıta hem de tüm insanlık için sahip olduğu potansiyeli tam olarak gerçekleştirebilecektir.
Bu yazı için https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000398072_eng adresinde yer alan metinden faydalanılmış, yazının Türkçe çevirisi yapılmıştır.